FAD Ne Taşır?
Hayat bazen çok hızlı geçiyor, bazen de yavaş. Yavaş derken, o anın içinde kaybolduğumuz, her şeyin zamanın dışına çıkıp sadece biz ve duygularımızla kaldığımız anlardan bahsediyorum. Mesela geçen hafta sonu yaşadığım bir an var, hâlâ zihnimde, taze bir şekilde duruyor. Kayseri’de, sevdiğim semtte yürürken bir şey fark ettim: insanlar ne taşır? Neler taşıyorlar içlerinde? Hayatın o sıradan, ama bir o kadar da derin anlarını düşünmeden edemedim. O gün, cevabını bulamadığım bir soruyu düşündüm: FAD ne taşır?
Bir Semt Yürüyüşü
Kayseri’nin o eski taş sokakları var ya, hani yolda yürürken ayaklarınızın altında hafifçe çatırdayan taşlardan yayılan sesin sizi bir başka dünyaya götürdüğü… İşte o gün, o taş sokaklardan yürürken, aklımda deli bir soru vardı: FAD ne taşır? FAD, hem de Kayseri’de yaşayan 25 yaşındaki birinin hayatında, anlamı olmayan bir kavram değil. Aksine, hayatta çok fazla şeyi anlatıyor, her şeyin başı ve sonu. Ama FAD, dışarıdan bakıldığında bir kelimeden ibaret. Bir yüke dönüşmüş bir kelime.
O an, gözlerim bir çantada takıldı. Bir kadın, bir kahve dükkanının önünden geçiyordu. Üzerinde derin bir hüzün vardı. Anlamadım ama çantasının ağırlığıyla sanki bir şey taşıyor gibiydi. O an, kaybolan bir zaman diliminde, her şeyin anlam kazanmış olduğu bir evredeydim. Çantasını alıp daha da derinleşmek istedim ama yapamadım. Gerçekten sormak istedim: FAD ne taşır? Ne taşıyor olabilirdi?
Hayal Kırıklığı ve Derin Düşünceler
Gözlerim onun çantasına kayarken, birden aklıma kendi hayatım geldi. Evet, Kayseri’de, bir sabah kahvemi içerken yaşadığım bir duygusal hayal kırıklığı vardı. O sabah, FAD hakkında hiçbir şey bilmediğimi fark ettim. Yani, kelimeyi ilk duyduğumda zihnimde onun anlamını sorgulamıştım ama hiç içsel bir anlam bağlamıştım. Ama çantayı görünce, onun taşıdığı şeyi anlayamamıştım. O çanta, belki de tam olarak FAD’dı.
Bir gün, bir kız arkadaşım bana bakıp “FAD, aslında bir yüktür, bir sorumluluktur, bazen çok ağır olabilir” demişti. O zaman gülüp geçmiştim. Ama o sabah, bir anlamda yük olan bir şeyi anlamaya başlamıştım. İnsanlar, bazen başkalarına gösterdikleri bir şeyin ardında duygusal yükler taşır. FAD, işte bu yüklerin taşıyıcısıdır.
Kayseri’deki o sabah bana, FAD’ın ne taşıdığıyla ilgili her şeyi öğretmişti. Bazen insanlar, duygusal olarak taşımaktan yorulurlar ama yine de taşımaya devam ederler. FAD, birinin içindeki o yorgunluğu, o hayal kırıklığını taşır. O taşınan her şey, bazen başkalarına gözle görünmeyen ama hissedilen bir yük olarak yansır.
FAD ve Heyecan
Ama hayat, her zaman bir hayal kırıklığıyla bitmez. FAD, bazen de bir heyecanın taşıyıcısıdır. Geçenlerde, gerçekten heyecanlandığım bir anım olmuştu. Öylesine, her şeyin alt üst olduğu bir anda. Bazen heyecan bir anlam arayışı olur. Yani, FAD’ın ne taşıdığı sorusu bazen, içindeki heyecanı da açığa çıkarabilir.
Bir sabah, yine semtte yürürken bir fotoğrafçı gördüm. Heyecan içinde bir fotoğraf makinesi taşıyor, kameranın objektifine odaklanarak dünyayı bir çerçeve içinde görmeye çalışıyordu. Bu, bir anlamda FAD’ın taşıdığı bir heyecan değil miydi?
FAD, bir başka açıdan bakıldığında, yalnızca bir insanın omuzlarındaki yükten ibaret değildi. Aynı zamanda bir arayışın da taşıyıcısıydı. Bir insanın aradığı şeyler, FAD’ın içinde var olabilir. Heyecanla taşıyacağınız bir şey, bazen başka biri için yük haline gelirken, bazen de bir keşfe dönüşebilir. Benim için, o sabah yürüyüşümde gördüğüm fotoğrafçının taşıdığı, her şeyin farklı bir açıdan gözlemlenmesi gerektiğiydi. O fotoğraf makinesi, bana FAD’ın heyecanı anlatmıştı.
Umut ve FAD’ın Anlamı
Bir süre sonra, yavaşça kendimi sormaya başladım: FAD, umut taşır mı? Kayseri’nin sokakları, bazen karanlık, bazen parlak. Ama her zaman bir şeylere dair bir umut taşır. Sonunda bir gün, belki FAD’ın da en derin anlamı buydu: Umut taşımak.
Birçok kez yaşamın içinde kaybolmuş ve neşesini yitirmiş gibi hissettim. O anlarda, hayatta bir anlam bulabilmek için, bir kelimenin gücüne ihtiyacım oldu. FAD o kelimeydi. Bazen, biz insanlar umut ve sevgi taşıdığımızı fark etmiyoruz. Ama her gün yaşadığımız her an, aslında bir parçasını taşır.
Bir kez daha soruyorum, belki de FAD ne taşır? FAD, bir insanın içindeki her şeyi taşır. Kimi zaman hayal kırıklığı, kimi zaman heyecan, kimi zaman da umut. Hayatın her yönüyle bizimle olan bir kelime. Her birimiz, her gün, bir şeyleri taşırken FAD’ı taşıyoruz. O zaman, FAD’ın ne taşıdığını anlamak, her şeyin taşıdığı duyguyu anlamakla eşdeğer.